<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" href="http://www.incirpinari.org.tr/forum/RSS_xslt_style.asp" version="1.0" ?>
<rss version="2.0" xmlns:WebWizForums="http://syndication.webwizguide.info/rss_namespace/">
 <channel>
  <title>Erfelek &#221;ncirp&#253;nar&#253; K&#246;y&#252; Sos.Yrd. ve Kal. Der.</title>
  <link>http://www.incirpinari.org.tr/forum</link>
  <description>XML içerik linki; Erfelek &#221;ncirp&#253;nar&#253; K&#246;y&#252; Sos.Yrd. ve Kal. Der. : Son 10 Gönderilenler</description>
  <copyright>Copyright (c) 2006 Web Wiz Forums - All Rights Reserved.</copyright>
  <pubDate>Fri, 21 Nov 2008 16:08:43 +0000</pubDate>
  <lastBuildDate>Sun, 16 Nov 2008 10:52:35 +0000</lastBuildDate>
  <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
  <generator>Web Wiz Forums 8.04</generator>
  <ttl>30</ttl>
  <WebWizForums:feedURL>www.incirpinari.org.tr/forum/RSS_topic_feed.asp</WebWizForums:feedURL>
  <image>
   <title>Erfelek &#221;ncirp&#253;nar&#253; K&#246;y&#252; Sos.Yrd. ve Kal. Der.</title>
   <url>http://www.incirpinari.org.tr/forum/http://www.arslanyilmaz.com/upload/incir_logo_.png</url>
   <link>http://www.incirpinari.org.tr/forum</link>
  </image>
  <item>
   <title>Genel : Krizin faturasını ödememek için</title>
   <link>http://www.incirpinari.org.tr/forum/forum_posts.asp?TID=335&amp;PID=480#480</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.incirpinari.org.tr/forum/member_profile.asp?PF=108">Kocero</a><br /><strong>Konu:</strong> Krizin faturasını ödememek için<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 16-Kasim-2008 Saat 10:52<br /><br />      <t></t><t></t><table style="height: 500px;" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="100%"><t><tr>     <td height="20">&nbsp;&nbsp;Krizin faturasını ödememek için...&#8211; Mustafa Eberliköse</td>    <td rowspan="2" align="center" valign="middle" width="100"><br></td>  </tr>  <tr>     <td height="20"><br></td>  </tr>  <tr>     <td colspan="2" height="5"><br></td>  </tr>  <tr>     <td style="padding: 10px;" colspan="2" valign="top">Her kriz döneminde olduğu gibi bu krizde de sermaye faturayı işçilerekesiyor. Türkiye işçi sınıfının, her gün işten çıkarılma, ücretsizizin, ücretlerin geç ödenmesi gibi uygulamalarla kazanılmış haklarıgeriletiliyor. Kriz ortamını fırsat bilen kimi patronlar, bir yandanişçi almaya devam ederken diğer taraftan krizi bahane ederek yüksekücretli, sendikalı işçileri, yani &#8220;belalıları&#8221;, işten çıkarmaya devamediyor. <br><br><b>Patronlar bugün ne yapıyor peki?</b><br><br>İşçiye diyorlar ki &#8220;istersen çalış, istersen çalışma, kapıdabekleyen çok adam var.&#8221; Bunu derken de haksız değiller. Gerçektenözellikle büyük kentlerde biriken yedek işgücü ordusu ve kentyoksulları var. Patronlar da bunu bir silah olarak kullanıyorlar.İşçiyi işçiyle rekabet ettirerek, kendi çıkarları doğrultusunda hareketediyorlar. Çünkü henüz sınıf bilinci ve birliği oluşmamış bir toplulukvar karşılarında. Onlar da gerek iktidar ilişkilerini gerekse cemaatilişkilerini kullanarak işçi haklarını pervasızca gasp ediyorlar.<br>O zaman bugün başta sendikalar olmak üzere ilerici tüm örgütlerinve aydınların önünde duran görevlerden birisi &#8220;nasıl bir sınıf bilinci&#8221;oluşturabiliriz olmalıdır. Yaşanan son krizi, aslında işçi sınıfınınkendi sınıf bilincini ve birliğini oluşturabilmesi için bir fırsatolarak görmek lazım. İşçi sınıfı bugün biraz gayretle bu fırsatıdeğerlendirebilecek ufak belirtilerini de gösteriyor. <br><br>Yaşanan son kriz, işçilerin kendiliğinden ve bazı ilericisendikaların örgütlediği eylemler bakımından işçi sınıfı mücadelesineönemli katkılar sunan adımları ortaya çıkarıyor. Konfederasyonlardüzeyinde ise krize karşı hemen hemen hiçbir ortak mücadele programınınçıkartılamaması, konfederasyon merkezlerindeki durumun vehametiniortaya koyuyor. Bu anlamda KESK öncülüğünde açıklanan sosyal dayanışmaprogramı ve Birleşik Metal-İş Sendikası tarafından önerilen &#8216;talep vemücadele programı&#8217; olumlu bir adım oldu. <br><br>Birleşik Metal-İş&#8217;in MESS ile uyuşmazlık sürecinde örgütlediği&#8220;Cuma yürüyüşleri&#8221;, üretimin geciktirilmesi gibi eylemler ileri doğruatılmış bir adım oldu. Birleşik Metal-İş Sendikası&#8217;nın esnek çalışmadayatmasını uyuşmazlık nedeni olarak ilan etmesi de krizin faturasınıödememe iradesi olarak not edilmeli. <br><br>Devrimci Sağlık-İş Sendikası sağlık alanında işten çıkarılmalarakarşı birçok hastanede örgütlediği &#8220;Sağlıkta taşeron olmaz&#8221;eylemleriyle kriz sürecinde derinleştirilecek güvencesizleştirmesaldırılarına karşı önemli bir karşı çıkış odağı olabileceğinigösterdi. Limter-iş Sendikası&#8217;nın tersane patronlarına yaptığı&#8220;Kapitalizmin krizine karşı hem üretmeye hem yönetmeye hazırız&#8221; çağrısısınıf mücadelesinin iddiasını açıkça ortaya koydu. <br><br>Eskişehir&#8217;de Entil ve Hapalki işyerlerinde 90 işçinin iştenatılmasına karşı Birleşik Metal-İş Sendikası tarafından örgütlenen veişten atılan, işe devam eden işçilerle, Eskişehir Halkevi İşçiKomisyonu&#8217;nun ve üniversite öğrencilerinin desteklediği eylemlerbaşarıya ulaştı. İşçiler hiçbir hak gaspına uğramadan tekrar işealındılar. Aslında bu durum bize aradığımız köyün uzakta olmadığını dagösterdi. <br><br>Bugün gerek Halkevleri&#8217;nin ilan ettiği &#8220;krize karşı halkınşartlarını&#8221;, gerekse Birleşik Metal-İş Sendikası&#8217;nın öncülüğündeçeşitli sendikalar ve bilim insanlarının ilan ettiği mücadeleprogramını hep birlikte dillendirme zamanıdır. AKP bankaları, finansşirketlerini, sermayeyi değil işçi sınıfını garanti altına alsın. İştençıkarmaları yasaklasın. Ücret kaybı olmadan, çalışma koşullarıağırlaşmadan haftalık çalışma süresi 40 saat olsun. Devlet herkese işgarantisi versin. Taşeron sistemi, güvencesiz çalışma, geçici çalışmasözleşmeleri ve uygulamaları yasaklansın. Asgari ücret vergi dışıbırakılsın.<br><br>Krize karşı etkin mücadele için mahallemizde, kentimizde her atılan işçi için mücadele edelim,mücadele örgütleyelim ki krizin yükünden kurtulalım.<br></td></tr></t></table><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen Kocero - 16-Kasim-2008 Saat 11:02</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 16 Nov 2008 10:52:35 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.incirpinari.org.tr/forum/forum_posts.asp?TID=335&amp;PID=480#480</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Mustafa Kemal Atat&#252;rk : Ölümünün 70. yılında Atamızı saygıyla anıyoruz</title>
   <link>http://www.incirpinari.org.tr/forum/forum_posts.asp?TID=334&amp;PID=479#479</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.incirpinari.org.tr/forum/member_profile.asp?PF=108">Kocero</a><br /><strong>Konu:</strong> Ölümünün 70. yılında Atamızı saygıyla anıyoruz<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 10-Kasim-2008 Saat 06:40<br /><br /><span ="post">Gazi sanki bugünleri görmüş gibi söylemiş  <br> <br>&#8220;Bir zamanlar gelir, beni unutmak ve unutturmak isteyen gayretlerbelirebilir... Fakat ektiğimiz tohumlar o kadar kuvvetlidir ki verimlineticeleri kalpleri doldurur<br><br>Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk,ebediyete intikalinin 70. yıl dönümü olan bugün, çeşitli tören veetkinliklerle anılacak. Türk Ulusu Büyük Önder&#8217;ini bugün bir kez dahaözlem ve minnetle anacak... Ata&#8217;nın 1937&#8217;de kaleme aldığı fikirlerionun ne kadar ileri görüşlü olduğunu bugün bir kez daha ortaya çıkardı.Gazi&#8217;nin 71 yıl önceden bugünleri anlatan sözleri: <br><br>İKİ MUSTAFA: <br><br>İki Mustafa vardır: Biri ben, et ve kemik geçici Mustafa Kemal...İkinci Mustafa Kemal, onu &#8220;ben&#8221; kelimesiyle ifade edemem o, ben değil,bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyükülkü ile uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben onların rüyasınıtemsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektiklerişeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçiciolmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur! <br><br>FİKİR: <br><br>Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretlerbelirebilir. Fikirlerimi inkâr edenler ve beni yerenler çıkabilir.Hatta bunlar, benim yakın bildiğim ve inandıklarım arasından bileolabilir. Fakat, ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidirler kibu fikirler, Hint&#8217;ten, Mısır&#8217;dan döner dolaşır gene gelir, verimlineticeleri kalpleri doldurur.<br><br>LAİKLİK: <br><br>Artık Türkiye din ve şeriat oyunlarına sahne olmaktan çokyüksektir. Bu gibi oyuncular varsa, kendilerine başka taraflarda sahnearasınlar! Mazinin dalgınlıkları, paslı durgunlukları, Türkiye halkınındimağından silinmiş olduğunda şüphe ve tereddüte yer yoktur.Eriştiğimiz mesut vaziyetten bir adım geriye gitmek, kimsenin sözkonusu etmeye dahi yetkili kat&#8217;i bir hakikattir.<br>BİR ANI<br>ATATÜRKÜN YAVERİNDEN BİR ANI KESİNLİKLE OKUYUN!....<br><br>Gazi, çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına rastladı.<br>Atatürk attan inerek bu ihtiyar kadının yanına sokuldu.<br>- Merhaba nine.<br>Kadın Ata'nın yüzüne bakarak hafif bir sesle;<br>- Merhaba dedi.<br>- Nereden gelip nereye gidiyorsun?<br>Kadın şöyle bir duralayıp;<br>- Neden sordun ki, dedi. Buraların saabisi misin? Yoksa bekçisi mi?<br>Paşa gülümsedi.<br>- Ne sahibiyim ne de bekçisiyim nine. Bu topraklar Türk milletininmalıdır. Buranın bekçisi de Türk milletinin kendisidir. Şimdi neredengelip nereye gittiğini söyleyecek misin?<br>Kadın başını salladı.<br>- Tabii söyleyeceğim, ben Sincan'ın köylerindenim bey, otun güçbittiği, atın geç yetişdiği, kavruk köylerinden birindeyim. Bizimmuhtar bana bilet aldı trene bindirdi, kodum Angara'ya geldim.<br>- Muhtar niçin Ankara'ya gönderdi seni?<br>- Gazi Paşamızı görmem için. Başını pek ağrıttım da... Benim iki oğlum gâvur<br>harbinde şehit düştü. Memleketi gâvurdan gurtaran kişiyi bir kezgörmeden ölmeyim diye hep dua ettim durdum. Rüyalarıma girdi Gazi Paşa.Bende gün demeyip mihtara anlatinca, o da bana bilet aliverip saldiAngaraya, giceleyin<br>geldimdi. Yolu neyi de bilemediğimden işte agsamdan belli böyle kendimi ordan<br>oraya vurup duruyom bey.<br>- Senin Gazi Paşa'dan başka bir isteğin var mı? Kadının birden yüzü sertleşti.<br>- Tövbe de bey, tövbe de! Daha ne isteyebilirim ki.. O bizimvatanımızı gurtardı. Bizi düşmanın elinden gurtardı. Şehitlerimizinmezarlarını onlara çiğnetmedi daha ne isteyebilirim ondan? Onunsayesinde şimdi istediğimiz gibi yaşiyoz. Sunun bunun gâvur dölününköpeği olmaktan onun sayesinde kurtulmadık mı? Buralara bir defa yüzünügörmek, ona sağol paşam! Demek için düştüm. Onu görmeden ölürsemgözlerim açık gidecek. Sen efendi bir adama benziyon, bana bir yardımediver de Gazi Paşayı bulacağım yeri deyiver.<br>Atatürk'ün gözleri dolu dolu olmuştu, çok duygulandığı her halinden belliydi. Bana dönerek;<br>- Görüyorsun ya Gökçen, işte bu bizim insanimizdir... Benim köylüm, benim vefalı Türk anamdır bu.<br>Attan indim. Yaşlı kadının elini tuttum anacığım dedim, sen göktearadığını yerde buldun, rüyalarını süsleyen, seni buralara kadarkoşturan Gazi Pasa yani Atatürk işte karsında duruyor.<br>Köylü kadın bu sözleri duyunca şaşkına döndü. Elindeki değneği yere fırlatıp<br>Atatürk'ün ellerine sarıldı. Görülecek bir manzaraydı bu. İkisi deağlıyordu. İki Türk insanı biri kurtarıcı, biri kurtarılan, ana oğulgibi sarmaş dolaş ağlıyorlardı. Yaşlı kadın belki on defa öptü atanınellerini. Ata da onun ellerini öptü. Sonra heybesinden küçük bir paketçıkarttı. Daha doğrusu beze sarılmış bir köy peyniri. Bunu Atatürk'euzattı;<br>- Tek ineğimim sütünden kendi ellerimle yaptım Gazi Paşa, bunu sana hediye<br>getirdim. Seversen gene yapıp getiririm.<br>Paşa hemen orada bezi açıp peyniri yedi. Çok beğendiğini söyledi. Sonra birlikte köşke kadar gittik. Oradakilere şu emri verdi;<br>-'Bu anamızı alın burada iki gün konuk edin.<br>( 'Ananı da al git' deyip, bir anlamda vatandaşa küfredenler var artık zamanımızda )<br>Sonra köyüne götürün. Giderken de kendisine üç inek verin benim armağanım olsun.'<br>Bu yazıyı okurken duygulanan veya ağlayanlar varsa, hala umut var demektir..<br>Ortada dolaşan saçma sapan elektronik postaları 10 kişiye yollamakyerine, bu tür yazıları herkese yollarsak belki Atamızın değeri dahaçok anlaşılır. Belki bazıları da vatandaşla nasıl konuşulacağını dahaiyi anlar...<br>Acaba kendisini 2 kilo şekere, 5 kilo kömüre satan, bugünkü Türk insanına mı benziyor bu NİNEM..<br>Yada ülkeyi babalar gibi satan siyasilere benziyor mu, ATAM...<br>Ne dersiniz?.</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 10 Nov 2008 06:40:08 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.incirpinari.org.tr/forum/forum_posts.asp?TID=334&amp;PID=479#479</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Bunlar&#253; Biliyor musunuz? : Yas ta bayraklar neden yarıya indirilir?</title>
   <link>http://www.incirpinari.org.tr/forum/forum_posts.asp?TID=333&amp;PID=478#478</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.incirpinari.org.tr/forum/member_profile.asp?PF=108">Kocero</a><br /><strong>Konu:</strong> Yas ta bayraklar neden yarıya indirilir?<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 05-Kasim-2008 Saat 11:35<br /><br /><span ="post">Bu geleneğin kökeni eski deniz savaşlarına kadaruzanıyor. O devirlerde her bir savaş gemisinin direğinin tepesindedalgalanan kendine özgü renkli bir bayrağı vardı. Bir deniz savaşındansonra yenilen gemi, galip tarafın bayrağını asmak zorundaydı, bununiçin de kendi bayrağını yarıya çekerek üstte yer bırakırdı.<br>Günümüzde böyle bir durum söz konusu değilse de, bayrakları yarıyaindirmek bir saygı ifadesi olarak kaldı. Milletlerin matem günlerinde,önemli devlet adamlarının ölümünde, diğer milletlerin de bayraklarınıyarıya indirmeleri, mateme katılmak anlamında uluslararası bir gelenekhaline geldi.<br>Hangi ulustan olursa olsun denizde birbirinin yanından geçengemilerin, geçiş süresince bayraklarını yarıya indirmeleri geleneği,saygının bir ifadesi olarak günümüzde hala devam etmektedir</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 05 Nov 2008 11:35:50 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.incirpinari.org.tr/forum/forum_posts.asp?TID=333&amp;PID=478#478</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Zeka Sorular&#253; &amp; Bilmeceler : Dikkatimizi ölcelimmi?</title>
   <link>http://www.incirpinari.org.tr/forum/forum_posts.asp?TID=332&amp;PID=477#477</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.incirpinari.org.tr/forum/member_profile.asp?PF=108">Kocero</a><br /><strong>Konu:</strong> Dikkatimizi ölcelimmi?<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 04-Kasim-2008 Saat 14:31<br /><br /><span ="sb_message">1."Topkapı ya giderken yolda yedi karısıolan bir adamla tanıştım. Her kadın yedi çanta taşıyordu. Her çantadada yedi kedi vardı. Her kedinin de yedi yavrusu vardı. Kedi yavrularıkediler çantalar kadınlar - Toplam kaç kişi Topkapı ya gidiyordur ?"<br><br>2.Adamın biri bir tilki bir piliç ve bir çuval mısırı önlerindeki nehrinbir yakasından öteki yakasına geçirecekmiş. Adam kayıkta yanında yanlızbir şey taşıyabiliyormuş. Eğer tilki ile piliç yanlız kalırlarsa tilkipiliçi yer. Eğer piliç ile mısır çuvalı yanlız kalılarsa piliç mısırıyer. Bu durumda adam bütün bunları karşı kıyıya nasıl taşır?<br><br>3.3 adam bir otele gider her biri 10 lira vererek toplam 30 lira ödeyerekoda tutarlar ve eşyalarını alıp odalarına çıkarlar. Fakat otel müdürübugünün çarşamba olduğunu hatırlar ve özel bir fiat uygular. Bellboy uçağırır fazladan kestiği 5 lirayı 3 adama vermelerini ister.Bellboyadamların odasına çıkar ve 5 lirayı geri verir bunun üzerine adamlar 2lirayı bahşiş olarak bellboya verir geri kalan 3 lirayı paylaşırlar.<br>Budurumda adamların otel için ödedikleri miktar 9 liradır (daha evvel 10lira vermişlerdi sonra da 1 lira geri paylaştılar). Sonuçta toplamödedikleri miktar 3x9 = 27 lira dır 2 lira da bellboy a bahşişvermişlerdi ve sonuçta harcadıkları toplam miktar= 27 + 2= 29 lira dır.Fakat otele girerken verdikleri para 30lira idi o halde 1 lira nereyegitti?<br><br>4. Önlerindeki bir köprüyü geçmeye karar vermis 4 adamvar. Hepsi köprünün aynı tarafındadır. Bütün adamları karsı kıyıyageçirmek için yanlızca 17 dakikanız vardır. Ellerinde bir tek fenervar. Gece olduğu için en fazla 2 kişi köprüden geçebilir. Köprüden kimgeçerse geçsin feneri biri taşıyacak ve geri getirecektir. Adamlarınher birinin hızı farklıdır. Köprüyü geçen çiftler den biri daha hızlıdahi olsa yavaş olanın hızında geçebilir.<br>Adamlarımızın hızları :<br>1.Adam : köprüyü 1 dak. geçiyor.<br>2.Adam : köprüyü 2 dak. geçiyor.<br>3.Adam : köprüyü 5 dak. geçiyor.<br>4.Adam : köprüyü 10 dak. geçiyor.<br><br>5.3 cocuğum var.Birincisi benim yaşımın ilk rakamı yasındadır.İkincisibenim yaşımın ikinci rakamı yasındadır. Üçüncüsü bu iki rakamın toplamıyaşındadır. Hiçbirinin yaşı aynı olmadığına göre ve hepimizin yaşlarıtoplamı 45 ise benim yaşım kaçtır.<br><br>6. Ahmet Veli den yaşlıdır Veli Hasan dan gençtir o halde kim Ahmet ten yaşlıdır.<br><br>7.Her saatte 20 dakika geri kalan bir saatim var. Saatim şu an 4.00 ügösteriyor. Saatimi tam gece yarısı ayarlamıştım ve saatimin tam 4 saatönce durduğunu biliyorum. O halde şimdi saat tam kaçtır.<br><br>8.0.1mm kalınlığında bir kağıt alalım. Önce bu kağıdı ortadan ikiyekıvıralım sonra yine ortadan ikiye kıvıralım ve bunu 50 seferyapalım.Sonunda kağıdımızın kalınlığı nekadar olmuş olabilir.<br><br>9.2 kapımız var bu kapılardan biri hazine odasına açılıyor. Bu 2 kapınınönündede 2 bekçi var. Bunlardan biri hep doğru diğeri ise hep yalansöylüyor. Hazine odasını bulabilmek için bu bekçilerden birine yanlızcabir soru sorabiliriz. Bu soru ne olmalıdır.<br><br>10. Eğer 7 kişi karşılaşır ve birbirleri ile yanlızca bir kere tokalaşırlarsa kaç kere tokalaşma olur<br><br>11. 1 adam 1 odayı 4 saatte boyuyor ve 2. Adam 1 odayı 2 saatte boyuyor ise her ikisi 1 odayı kaç saatte boyar.<br><br>12. 2 dogru parcasi ile bir simiti kac parcaya bolebilirsiniz<br><br>13. BIUDBAY sonra hangi harf gelir.<br><br>14.Üst katta sönük halde 3 lamba var ve alt katta 3 elektrik anahtarı var.Her bir anahtar bir lambayı açıp kapıyor. Şimdi siz bu anahtarlarıistediğiniz kadar açıp kapatabilirsiniz fakat üst kata yanlızca 1 kereçıkıp hangi lambanın yandığını kontrol edebilirsiniz. Bu durumda hangianahtarın hangi lambayı açıp kapadığını nasıl bulursunuz<br><br>15.DEVE3 oğlu olan bir adam ölür ve çocuklarına 17 deve bırakır. 1.oğludevelerin yarısını 2.oğlu 1/3nü 3.oğlu 1/9nu alacaktır. Fakat çocuklarbir türlü develeri bölüşemezler. Onlar düşünürken yanlarına devesiylegelen bir adam develeri bölüştürüp yoluna devam eder. Acaba bu adambunu nasıl yapmıştır.<br><br>16. Bazı aylar 31 günden olşur peki hangi aylar 28 günden oluşur<br><br>17. 30 u 1/2 ye böl ve 10 ekle kaç çıkar<br><br>18. Konya da yaşayan adamın biri niçin İstanbul da gömülemez.<br><br>19.Kadının biri dilenciye 50 lira verir bu kadın dilencinin kızkardeşidirfakat dilenci bu kadının abisi değildir. Bu nasıl olur.<br><br>20. 2 adam 5 kere satranç oynamış herbiri aynı sayıda oyun kazanmış fakat hiç bir oyun berabere bitmemiş. Bu nasıl olur<br><br>21.Karanlık bir odaya girdiniz oda da gaz lambası- mum- tüplü lamba varvede elinizde bir tek kibrit var. Önce hangisini yakarsınız<br><br>22. Doktorunuz size 3 ilaç verdi ve dediki "bunları yarım saat ara ile içiniz". İlaçlarınız kaç saat içinde biter.<br><br>23. 1960 larda cumhurbaşkanımızın adı ne idi.<br><br>24. Bütün herkesin bildiği Hayat ve Ölüm arasındaki nedir.<br><br>25. Yorgun bilgisayarlar acıkınca ne yerler.<br><br>26. Ne kadar yağmur yağarsa yağsın daha fazla ıslanmayan nedir.<br><br>27. Bir matematik kitabı diğer matematik kitabına ne demiş.<br><br>28. Hiç soru sormayan ama devamlı cevap bekleyen nedir.<br><br>29. Yağmur düşerken yükselen nedir.<br><br>30. Türkçe de en sık yanlış okunan kelime hangisidir<br><br>31. Bütün gün boyunca aynı soruyu sorup her seferinde farklı cevap aldığımız soru nedir.<br><br>32. Bir kayıkta 3 kişi varmış kayıkları devrilince 2sinin saçları ıslanmış 3.sünün saçları niçin ıslanmamış<br><br>33.Mustafa 600 liraya eski bir araba almış bunu Veli ye 800 liraya satmışSonra 1000 liraya başka bir araba almış bunuda 1200 liraya satmış.Mustafanın karı ne kadardır.<br><br>34. Saat te 2 kere ama Saniyede 1 kere meydana gelen nedir<br><br>35.Yumurta satıcısına kaç yumurta sattığını sordum. "1. Kişiyumurtalarımın yarısını ve bir yarım yumurta aldı sonra 2. Ve 3. Kişideaynı şekilde yumurta aldı. Hiç yumurta kırmadan bütün yumurtalarımısattım". Acaba yumurtacı kaç yumurta satmıştır.<br><br>36. Askerin biriesir aldığı diğer askere demişki "öyle bir şey söyle eğer söylediğinyalan ise seni kurşuna dizeceğim ama eğer doğru ise seni asacağım".Bunun üzerine esir asker bir cümle söylemiş ve serbest kalmış. Acaba nedemiş</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 04 Nov 2008 14:31:38 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.incirpinari.org.tr/forum/forum_posts.asp?TID=332&amp;PID=477#477</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Genel : Milyon-lar</title>
   <link>http://www.incirpinari.org.tr/forum/forum_posts.asp?TID=331&amp;PID=476#476</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.incirpinari.org.tr/forum/member_profile.asp?PF=108">Kocero</a><br /><strong>Konu:</strong> Milyon-lar<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 03-Kasim-2008 Saat 13:16<br /><br /><font size="2" color="#295d8c" face="verdana">Milyonlar ve Milyonerler</font><font ="" metin12=""><br>İstanbul&#8217;dabir fuar açıldı. Milyonerler Fuarı diye yansıtıldı medyada. Bu fuardaneler varmış bakalım. Altın kaplama cep telefonu, yatlar, saatler,otomobiller ve daha nice lüks tüketim ürünleri. Bunları üretenler kim?İşçiler elbette. Ya satın alanlar kimler? Patronlar. <br>Milyonerler Fuarı&#8217;nda satışa sunulan ürünlerin fiyatlarına bir gözatalım. Altın kaplama cep telefonu: 350 bin Avro, kol saati: 600 bindolar; ürünler arasında, bir milyon dolardan üç milyon dolara kadarfiyatlarla satışa sunulan ürünler de var. <br>Bu fuar krizin bütün dünyayı kaplama eğiliminde olduğu bir dönemdeaçıldı. Muhabir, milyon dolarlık ürünlerde satış olup olmadığınısoruyor. Yanıt, &#8220;Avrupa&#8217;dan ilgilenenler var&#8221; şeklinde. Daha ucuz!Ürünler peynir ekmek gibi satılıyordur eminiz. <br>Metal fabrikalarının patronlarının yıllık kârları 45 trilyon liraymış.Türkiye&#8217;nin toplam ihracatının yüzde 70&#8217;ini metal patronları yapmışlar.Patronlar cephesinde durum bu. <br>Bir de işçilere bakalım. Metal fabrikalarında haddehanede 1500-2 binderece sıcaklığın karşısında çalışan işçinin aylık ücreti 700 YTL.Yukarıda sayılan milyon dolarlık ürünleri üreten, iş cinayetleri ilekarşı karşıya kalarak kölelik ücretleri ile üretim yapan işçiler, şimdide patronların krizi fırsat olarak kullanmak istemeleri nedeniyleişsizlikle terbiye edilmeye çalışılıyorlar. Yayılan söylentilerle heran işçi çıkarılabileceği, hallerine şükretmeleri, hatta gerektiğindeücretlerinin azaltılmasına bile razı olmaları gerektiği telkin edilerekişçiler, her şeye katlanma fikrine kazanılmaya çalışılıyorlar.</font>]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 03 Nov 2008 13:16:51 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.incirpinari.org.tr/forum/forum_posts.asp?TID=331&amp;PID=476#476</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Genel : Krizde Dolar neden yükseliyor?</title>
   <link>http://www.incirpinari.org.tr/forum/forum_posts.asp?TID=330&amp;PID=475#475</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.incirpinari.org.tr/forum/member_profile.asp?PF=108">Kocero</a><br /><strong>Konu:</strong> Krizde Dolar neden yükseliyor?<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 26-Ekim-2008 Saat 04:26<br /><br />Sıkça karşılaşılan bir soru şu: Kriz ABD kaynaklı olmasına rağmen veTürkiye gibi &#8220;gelişmekte&#8221; olan ülkelerin türev piyasalarındaki rolüoldukça sınırlı ya da hiç olmamasına rağmen, neden dolar ülkemizdeolduğu gibi yerli para birimleri karşısında değer kazanıyor? Sorudahaklılık payı var. Çünkü eğer ki kriz Türkiye kaynaklı yerel bir durumolsaydı, bu durumda TL&#8217;nin yabancı para birimleri karşısında değerkaybetmesi beklenirdi. Ama burada bahsi geçen dolar olunca dengetersine dönüyor. Kriz dönemlerinde finans sermayesi riskliyatırımlardan uzak durarak güvenli limanlara sığınma eğilimine giriyor.Piyasa hacminin çok daha derin, para biriminin daha istikrarlı olduğugelişmiş ülkelere yani... Elbette yabancıların merkezdekiyatırımlarından oluşan likidite açıklarını kapatmak için denizaşırıülkelerdeki yatırımlarından kaynak transferi yapmaları da işin önemlibir boyutu. Ama özellikle ülkemizdeki piyasanın kırılganlığı, kaçışeğiliminin ardındaki bir diğer belirleyici etken. Başbakan&#8217;ınaçıklamalarında görmezden geldiği yüksek cari açık ve dış borçrakamları, yatırımcıların korkularını artırıyor. Bu korku da yabancısermayenin, kolay kolay dünyanın hiçbir köşesinde bulunmayacak kadaryüksek olan faiz oranlarından vazgeçip merkeze kaçma eğiliminibesliyor. Hafta başında gelişmiş ülke piyasalarında yaşanan yükselişin,gelişmekte olan ülkelere ve Türkiye&#8217;ye yansımamasının ardında da aslınabakılırsa aynı endişe yatıyor<br>&nbsp; &nbsp; Gelişmekte olan ülkelerinekonomisi üretime dayanmadıgından Dış sermaye&nbsp; ekonomisi üretimedayanan gelişmiş ülkelere gidiyor.Gelişmekte olan ülkeler ekonomilerinidevam ettirmek için dışalım yapmak gerekmekte dış alımın para birimidedolar oldugundan dolara olan talep artmakta ve dolar yükselmektedir.]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 26 Oct 2008 04:26:46 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.incirpinari.org.tr/forum/forum_posts.asp?TID=330&amp;PID=475#475</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Duygusal.. : Seni ele sevirem ki</title>
   <link>http://www.incirpinari.org.tr/forum/forum_posts.asp?TID=329&amp;PID=474#474</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.incirpinari.org.tr/forum/member_profile.asp?PF=108">Kocero</a><br /><strong>Konu:</strong> Seni ele sevirem ki<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 24-Ekim-2008 Saat 05:26<br /><br /><span ="post">Seni ele seviremki...<br>Diyersen ki niye?<br>Ne bilem işte ele...<br>     Seni görence bir hş olir;ölir,ölir,ölirem.<br>     Ahşam olir,davar,nahır,mal gelir,<br>     Komlar ahorlar dolir<br>     Sayırem sayırem biri eksik.Bir daha sayirem<br>     Bir de bahiram ki sen yohsan.üzilirem.<br>     Diyeren ki niye ne bilim işte ele...<br>Yassi olir.sekide eymek yiyecağım,<br>Civili,lavuş,dürüm edirem.kıtlirem<br>Yudamirem.Sen ahlıma gelisen<br>Boğazıma düğümlenir.<br>Gene diyersen ki niye?bennam işte ele...<br>      Anam örtüleri serir.Yatağağam.<br>      Mahcuplaniram.<br>      O da gidir külli beçare galiram.<br>      Uyuyacağam uyuyamirem.<br>      Gözlerim süzlir,gafam garişir.<br>      Yüreğim sıhışır,yatamirem<br>      Gene diyersen ki niye?<br>      Bilmir misen işte ele...<br>Guşluğa doğru dalirem.<br>Hayel,hülya görirem.<br>Sanki yanımdasan.<br>Sevinir, sevinir,bir hoş olirem...<br>Bir de ayilerem ki yasdığa sarılmışam...<br>Diyecahsın ki niye?Aman ....işte ele<br>      Sabah olir,horozlar ötir.gün doğir.<br>      Gahiram.bir cigara yahiram.<br>      Tayuhlara,culuhlara yem verirem.<br>      Culuhları dutir dutir öpirem...<br>      Onnarı bile sene benzedirem...<br>      Sahın deme niye?Ne bilim işte ele...<br>Ay gibi gelir,gün gibi gidirsen<br>Hep ömründen götirirsen.<br>Beni yiyir,yiyir bitirirsen.<br>Diyersen ki niye?Ne bilim işte ele..</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 24 Oct 2008 05:26:46 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.incirpinari.org.tr/forum/forum_posts.asp?TID=329&amp;PID=474#474</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Dini Konular : Kadın imamlarımız</title>
   <link>http://www.incirpinari.org.tr/forum/forum_posts.asp?TID=328&amp;PID=473#473</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.incirpinari.org.tr/forum/member_profile.asp?PF=108">Kocero</a><br /><strong>Konu:</strong> Kadın imamlarımız<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 24-Ekim-2008 Saat 05:25<br /><br />Daha önce bir kilisede cemaate namaz kıldıran Amerikalı Prof. Dr. AminaVadud&#8217;un Oxford&#8217;ta cuma namazı kıldırması İngiltere&#8217;yi karıştırırken,Diyanet İşleri Başkanlığı&#8217;na göre, ilk hadis kaynaklarında Hz.Muhammed, Ümmi Varaka isimli bir kadının kendi ev halkına namazkıldırmasına izin vermiş.<br><br>Diyanet İşleri Başkanlığı&#8217;nın en yüksek karar organı olan Din İşleriYüksek Kurulu&#8217;nun (DİYK) 2002 yılında &#8216;Kadının İmameti&#8217; başlıklı birkararı bulunuyor. Kadınların namazda imamlık yapmasının; bir kadınınhemcinsleri olan diğer kadınlara imamlığı ve kadın-erkek karışıkcemaate veya sadece erkeklere imamlığı olarak iki kısma ayrıldığınıkaydeden Din İşleri Yüksek Kurulu, &#8220;Kadının hemcinsleri olan diğerkadınlara imamlığı konusunda, Hz. Peygamber&#8217;in hanımlarından ÜmmiSeleme ve Hz. Ayşe&#8217;nin kadınlara imam olarak namaz kıldırdıklarına, budurumda öne geçmeyip ilk safın ortasında durduklarına ait ilk devirhadis kaynaklarında bilgiler vardır&#8221; açıklamasını yapıyor.]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 24 Oct 2008 05:25:54 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.incirpinari.org.tr/forum/forum_posts.asp?TID=328&amp;PID=473#473</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Genel : Krizin yükü kime yüklenecek?  ÖNEMLİ...........</title>
   <link>http://www.incirpinari.org.tr/forum/forum_posts.asp?TID=327&amp;PID=472#472</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.incirpinari.org.tr/forum/member_profile.asp?PF=108">Kocero</a><br /><strong>Konu:</strong> Krizin yükü kime yüklenecek?  ÖNEMLİ...........<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 24-Ekim-2008 Saat 05:25<br /><br /><font size="2" color="#295d8c" face="verdana">İşçi sınıfı ancak harekete geçerse kazanabilir</font><font ="" metin12=""><br>UluslararasıÇalışma Örgütü (ILO) yönetimi, kriz bağlantılı olarak 20 milyon kişininişsiz kalacağını açıkladı. Bu, açık ki bir &#8220;olasılık hesabı&#8221;, birtahmin. Bugünden ortaya çıkan verilere bakılırsa, rakamın bundan haylibüyük olacağını söylemek yanlış olmaz. Dünyanın &#8216;sanayi merkezleri&#8217;olarak bilinen ve üretim sektörünün başlıca dalları arasında olanotomotiv sanayindeki gelişmeler bu bakımdan oldukça uyarıcı. Mercedesfirması taşeron işletmelerle sözleşmelerini askıya aldıktan sonrasözleşmeli personelinin sayısını azaltma kararı aldı. BMW 8700 işçiyiişten çıkaracağını açıkladı. General Motors, bünyesindeki Opelfirmasının İngiltere ve Almanya&#8217;daki işletmelerinde üretimkısıtlamasına gitti. Ford Almanya Köln işletmesinde motor üretiminidurdurdu. Türkiye&#8217;de üretime ara verme kararı aldı. Goodyeararalıklarla üretime ara vereceğini, Toyota üretimi düşürme kararınıaçıkladı. Denizli&#8217;de tekstil sektörünün en önemli işletmeleri üretimikısarak işçi çıkarmaya başladılar. Ekim ayı ortaları itibariyleçıkarılan işçi sayısı 8 bin. Rusya&#8217;da inşaat sektöründe büyük birduraklama başladı. Metalürji işletmeleri üretimi yüzde 25 oranındadüşürdüler. Ukrayna&#8217;da çelik işletmeleri üretimi düşürdüler ve çelikpatronları kitlesel işten atma tehditlerini artırdılar. Pakistan,&#8220;ekonomisinin iflasın eşiğinde olduğunu&#8221; açıklayarak IMF&#8217;nin kapısınadayandı. Örnekleri daha fazla sıralama olanağı var, ama bu kadarı bilekriz bağlantılı olarak ortaya çıkacak tehdidin büyüklüğü hakkındayeterince uyarıcıdır.<br>Kapitalist emperyalizmin tüm ülkelerin ekonomilerini bir zincirinhalkaları halinde birbirine bağlaması, meta ve sermaye hareketininuluslararası özelliği krizin etki alanını dünyaya genişletme gibi birkaraktere sahiptir ve ekonominin şu ya da bu temel sektöründekidurgunluk, gerileme ve düşüş diğer sektörleri de etkilemektedir.Nitekim, inşaat-banka-kredi kurumları-sigorta işletmeleri alanındakikriz kısa sayılacak bir süre içinde otomotiv, çelik, tekstil,petrokimya gibi en önemli sektörleri etkilemeye başlamıştır.<br>Krizin işçi ve emekçi açısından en önemli sonucu işsizlik, yoksulluk veaçlığın artması, önceki süreçlerde mücadeleyle elde ettiği sosyalkazanımlarının gasp edilmesi olmaktadır. Tüm kapitalist ülkelerde busüreç ivme kazanmıştır. İlk örnekler, arkadan gelecek olanın dahayıkıcı olacağına işaret etmektedir. Tekellerin emrine toplamı üzerindentrilyonları aktaran sermaye hükümetleri, bu yükü vergileri artırarak,ücretleri düşürüp işçi sayısını azaltarak, sosyal hakları kısıtlayıpyok ederek ve tüm emekçileri yoksulluğun girdabına daha fazla sürerekkarşılayacaklardır. Tarihin gösterdiği budur. İşçi sınıfı, kent ve kıremekçileri, küçük üretici ve küçük işletme sahipleri krizden en fazlaetkileneceklerin başında gelirler.<br>İşçi sınıfının kendisine ve tüm ezilenlere karşı sorumluluklarıartmıştır. Kriz karşısında oturup beklenemeyeceği, işin çekilipçevrilmesinin kapitalistlerle hükümetlerinin görevi olduğu düşünülerekhareket edilemeyeceği kesindir. Böylesi bir tutum, tüm yükün emekçi veezilenlere aktarılmasını kolaylaştıracaktır.<br>Yapılacaklar belirsiz değildir. Bakılacak ilk şey işçilerin, sınıfolarak kendi tarihleridir: Dünyada ve Türkiye&#8217;de kapitalist-burjuvasaldırılarına karşı mücadelenin deneylerinden çıkarılacak en özetsonuç, yaşam ve çalışma koşullarının ağırlaştırılmasına karşı,işsizlikle, açlıkla, yoksullukla terbiye edilmeye karşı hareketegeçilerek, sermaye saldırılarının püskürtülmeye çalışıldığıdır. İşteyanı başımızdaki Yunanistan! Yüz binlerce işçi ve emekçinin genel greviöğreticidir. Kimi küçük işletmelerde ve birkaç otomotiv işletmesindegerçekleştirilen direnişler &#8220;ne yapılabilir?&#8221; sorusuna cevap içindedir.Bulunulan her işletme, her atölyeden, çalışılan her kurum ve fabrikadanbaşlayarak ülke genelinde yaratılacak örgütlü hareketle kapitalistsaldırganlığın karşısına çıkılabilirse, saldırılar püskürtülebilir, hakgaspı engellenebilir. İşten atmalara, ücretlerin düşürülmesine,işletmelerin kapatılmasına, kıdem tazminatı başta olmak üzere işçilereait olan birikim ve fonlara el uzatılmasına karşı ve işçi-memur veküçük üreticinin banka-kredi borçlarının iptali, yükün tekellereaktarılması, dış ve iç borç ödemelerinin durdurulması talepleriyleişletme, işyeri ve atölyelerde kurulacak mücadele komiteleri il, bölgeve ülke düzeyinde, sendikal-politik ve diğer örgütlenmelerle birliktebirleşik bir mücadeleyi geliştirebilirler. Bu mümkündür ve şimdi dahada aciliyet kazanmıştır. Bu her kesimden önce işçilerin ilerikesimlerinin, işçi sınıfının sınıfsal sorumluluğudur.</font>]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 24 Oct 2008 05:25:02 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.incirpinari.org.tr/forum/forum_posts.asp?TID=327&amp;PID=472#472</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>F&#253;kralar - Komik &#222;eyler : Bektaşi işte</title>
   <link>http://www.incirpinari.org.tr/forum/forum_posts.asp?TID=326&amp;PID=471#471</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.incirpinari.org.tr/forum/member_profile.asp?PF=108">Kocero</a><br /><strong>Konu:</strong> Bektaşi işte<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 20-Ekim-2008 Saat 14:58<br /><br /><b><font size="2">&nbsp; <font color="#ff0000">ERKEKLER BÖYLEDİR! <br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </font>Cafer komadadır... Yanında ise karısı... Cafer'in gözleri nemli, kısık<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp; sesiyle karısına doğru bakar ve konuşmaya başlar:<br>&nbsp;&nbsp; 'İlk işten kovulduğum zaman yanımda idin... İflas ettiğim gün oradaydın...<br>&nbsp;&nbsp; Vurulduğum zaman ilk gözümü açtığimda seni gördüm... Trafik kazası<br>&nbsp;&nbsp; geçirdiğimde hastanede hep başucumdaydın. ..<br>&nbsp;&nbsp; Karısı takdir edilmenin mutluluğunda tabii......<br>&nbsp; 'Şimdi komadayım yine başucumdasın.. . Sonunda anladım ama, çok geç oldu;<br>&nbsp;&nbsp; yahu sen ne uğursuz karısın...'</font></b><span style="font-family: Tahoma; font-weight: 700;"><font size="2" color="#ff0000">&nbsp;</font></span><p ="Ms&#111;normal" style="margin-bottom: 12pt;"><span style="font-family: Tahoma; font-weight: 700;"><font size="3" color="#ff0000">&nbsp; BEKTASİ<br></font><font size="3" color="#000066"><span style="font-size: 10pt; font-family: Tahoma;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Bektaşi Cuma'ya gitmiş.</span><span style="font-size: 9.5pt; font-family: Arial;"><br></span></font><font size="2" color="#000066">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</font><font size="3" color="#000066"><span style="font-size: 10pt; font-family: Tahoma;">Camide hoca yüksekçe bir yere çıkmış, boyuna nutuk atmakta, hem de şarap içenleri açıkça kınamaktaymış. <br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bektaşi can kulağıyla dinlemeye başlamış, <br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; -"Şarap içenler öbür tarafta her türlü cezayı görecek.&nbsp; Şarap içmeyenlerse her türlü sefayı sürecek. Hatta her birinin emrine 40 huri verilecek. <br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Huriler şöyle güzel, böyle hoş, Hurilerin hepsi birbirinden latif, Hepsi birbirinden mültefit..<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Şarap içenlerinse, içtikleri her şarap şişesi sırat köprüsünden geçerken, boyunlarına asılacak..!!!" <br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bektaşi dayanamamış, durduğu yerden seslenmiş:<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; -"Hoca efendi, şişeler dolu mu olacak bos mu???"<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hoca gürlemiş: <br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; -"Bre zındıkk!!!&nbsp; Sen dolu şişelerle öbür tarafı meyhane mi sanırsın..!!"<br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></font></span><b><font size="3" color="#000066"><span style="font-family: Tahoma; font-size: 10pt;"></span></font><span style="font-family: Tahoma;"><font size="2" color="#000066">Bektaşi boynunu büküp itiraz etmiş:</font></span></b><span style="font-family: Tahoma; font-weight: 700;"><font size="3" color="#000066"><span style="font-size: 10pt; font-family: Tahoma;"><br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; -"İyi ama hoca, adam bası 40 huri ile sen de öbür tarafı kerhane mi sanırsın? </span></font></span></p>]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 20 Oct 2008 14:58:46 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.incirpinari.org.tr/forum/forum_posts.asp?TID=326&amp;PID=471#471</guid>
  </item> 
 </channel>
</rss>